Hikâye Yazarı & Edebiyatçı
Bekir Tuncer
Salihoğlu
Anadolu'nun pınarından süzülen, su gibi aziz ve berrak hikayeler. Hayatın içinden, samimi ve bizden...
Hikayelerin Sesi
Hayatın içinden çıkan, yüreklere dokunan hikayeler... Anadolu'nun kadim kültürünü, insanın evrensel duygularını ve toplumun gerçeklerini edebiyatın büyülü diliyle buluşturan bir kalem.
Her hikaye, bir yaşanmışlığın izlerini taşır. Her satır, okuyucuyu farklı dünyalara taşıyan bir kapıdır. Bekir Tuncer Salihoğlu'nun eserleri, geleneksel anlatının modernle buluştuğu, samimiyetin sanatla harmanlandığı benzersiz bir edebiyat deneyimi sunar.
Yazarı Tanıyın →Eserler
Okuyucuları farklı dünyalara taşıyan, yüreklere dokunan hikayeler
Hakkında Söylenenler
Okuyucular ve eleştirmenler eserler hakkında ne diyor
Hayatımızdan kesitler veriyor. İnsan tiplerini ve maceralarını anlatırken sizi sürükleyip götürüyor. Halk Türkçesini rahat kullanıyor, kelimeleri yerinde kullanıyor. Yaptığı, yazdığı yaşayan Türkçedir.
Bekir beyin hikâyelerinden kısa film tadı alıyorum.
Kelimeler duru, kavramlar kapsamlı, düşünce derin. Hiç dolambaçlı bir yönteme gerek görmeden çeşmeden taze soğuk su içme berraklığında Anadolumuzun dopdolu bilgeliğini sunmuş.
Hikâyelerin tamamında mütevazılık hâkim. Gurur, kibir, bencillik, ene duyguları silinmiş. Alçakgönüllülük hâkim olmuş, örgüye zenginlik, değer katıyor. Farklı hikâyeler, fark ediliyor.
Modern hikâyenin verilerini geleneksel olana ustalıkla aktaran yazar, her hikâyede bizi gençlerle farklı yolculuklara çıkarıyor. Geleneksel anlatı damarlarından beslenen bu hikâyeler; bütün zamanlarda yaşaması gereken hayırhahlığın, fütüvvetin, iyiliğin ve hikmetin hikâyeleridir.
Çevremizde dolaşan yaşadıklarının farkında olmadığımız insanlar canlanıp karşımıza çıkıveriyor. Kahramanların konuşmalarında olaylar; halk söyleyişleri, kaybolduğunu zannettiğimiz güzel deyimler ve taşı gediğine koyan atasözlerimizle canlı bir şekilde akıp gidiyor.
Anadolu insanını anlatır. Bir bakıma bizlere ayna olur. Anlattıklarında yapmacık, suni olaylar yer almaz. Yaşanarak, gözlemlenerek ve yılların tecrübe imbiğinden süzülerek bize ulaşan damıtılmış hikâyelerdir bunlar.
Bekir Tuncer, az sözle çok şeyler anlatır bu kısa hikâyelerinde. Hikâyelerinin kahramanları da bizlerden biridir. Onlarla üzülür, onlarla seviniriz. Acıları bile hüzünlü bir tebessümdür.
Tasvirleri çok beğeniyorum. Hikâyelere ruh katılmış, dehliz gibi içine çekiyor, etkisi altına alıyor. Sosyal konular işlendiği için halkın sorunları güzel dile geliyor.
Hikâyeleri okurken kendimi radyo tiyatrosu atmosferinde buluyorum. Bitmesin istiyorum. Bilinen hikâye tekniklerini kullanarak kendisine has bir üslûp geliştirmiş yazar. İllâ okumam gerekiyor dedirtecek bir gerçeklik, çekicilik ve sürükleyiş var.